Kerkük'te, güvenlik güçleri bölünmüş haldedirler. Kerkük güvenliği; Türkmenlerin, Arapların ve Kürtlerin nüfus olarak yoğun yaşamış olduğu alanlarda etnik yapıların inisiyatifine bırakılmıştır. Kürtlerde kendi içinde YNK ve KDP güvenlik güçleri olarak ayrışmışlar. Kısacası Kerkük'ün güvenlik güçleri kendi içerisinde parçalı bir duruş sergilemektedir.
Güvenlik ve asayiş olarak üst düzeydeki sorumlulukların çoğunluğu Kürtlerin elindedir. Fakat sorun bununla bitmemektedir. Alt düzeyde birçok görevli ve sorumlu Türkmen, Arap ve Asurî'dirler. Kerkük fiili olarak dört parçaya bölünmüştür. Rahim Awa, Azadi, Şurce, İsk‰n (İmam Kasım) bu dört mahallede Kürtler yaşamaktadır. Bunun dışında sekiz dokuz mahalle daha var. Bu mahallere Kürt asayiş yetkilileri biz bu mahallelere gitmeyiz diyorlar. Örneğin Domiz, Qadisiye Yek, Qadisiye Du, Xedra, Hey Baas, Tophane, Musalla ve Arafa mahallerine Kürt sorumluları gitmiyorlar. KDP ve YNK siyaseti sonucu Kerkük bugün fiilen dörde bölünmüştür. Bu bilinçli mi değil mi? Bilmiyoruz.
Kerkük'te güvenlik sorunu
Kerkük'te güvenlik ve asayiş faaliyetlerini şu kurumlar yürütmektedirler;
1-Asayiş güçleri(polis)
2-Parastin(KDP istihbaratı)
3-Dezgeyi Zanyari (YNK istihbaratı)
4-Dezgeyi Zanyari Türkmen (Türkmen istihbaratı)
5-Dezgeyi Zanyari Hükümet(merkezi hükümet)
6-ABD'ye bağlı çalışan kesimler ve ABD'liler
7-Özel kuvvetler
8-Haras Vatani
Şuan mevcut durumda sekiz ayrı ve birbirlerinden bağımsız güvenlik adına yasal faaliyet yürüten kurum vardır. Bunlar arasında işbirliği ve ortak çalışma tarzı mevcut değildir. Olabildiğince birbirlerinden gizli ve aynı zamanda birbirlerine karşı faaliyet içerisindedirler. Irak'ın hiçbir yerinde bu kadar güvenlik birimleri ve bu sayıda faaliyet yürütülen bir ikinci alan daha yoktur. Aslında doğru bir güvenlik stratejisi ve bu kadar güç ile çok rahatlıkla Kerkük gibi küçük bir şehrin güvenliği sağlanabilinir. Uydu teknolojisinin geliştiği bir dönemde mevcut güç ile bu kadar güvenlik zafiyeti normal bir durum değildir. Kerkük'te neredeyse kişi başına bir güvenlik kuvveti düşmektedir. Buna rağmen eğer güvenlik alınamıyorsa durup düşünmek gerekiyor. Birincisi güvenlik stratejisinde veya yönteminde yanlışlık vardır. İkincisi içerden dışarıya çalışan çok sayıda devşirilmiş elaman vardır. Örneğin Kerkük'ün dört giriş kapısı vardır. Bağdat, Hewler, Musul, Hevice kapıları, her kapıda bir iki tane kontrol noktası vardır. Bu kontrol noktaları iyi denetlenirse bu kapılarda zayıflık yaşanmasa Kerkük'e dışardan çok fazla patlayıcı giremez.
Bazen kendi aralarında sorun çıkmaktadır. Özel kuvvetler, asayişi takmıyor, asayiş, Parastın'ı oda bir başkasını herkes kendisini esas alıyor. Kendine göre bir yaklaşım içindedir. Bu gün Kerkük'te hiçbir değeri olmayan ve ciddiye alınmayan kuvvet polistir. Kerkük dışındaki savunmayı Haras Vatani güçleri üslenmiş. Bu güçler askere alınırken paralı ve çok fazla dikkat edilmeden rast gele alınmışlardır. Haras Vatani güçler içinde çok sayıda eski BAAS militanları vardır. Yine Türkmen cephesi ile bağlantısı olan Türkmenler söz konusudur. Birçok defa halk kendisi suçüstü yakalamış oldukları suçluları karakollara teslim ediyor. Ertesi gün bunların bırakıldığını gördüklerini dile getirmektedirler. Bunun için halk güvenlik güçlerine güvenmemektedir.
Bu tablo her şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Bu kadar parçalı ve birbirleriyle sorun yaşayan, birbirlerine güvenmeyen güçlerin birlikte güvenliği sağlama değil, güvensizliği derinleştirebilmek için kimin elinde ne gelirse onu yapacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Bu yönü ile güvenlik stratejisinde oldukça yüzeysel gayri ciddi yaklaşımın ve bu noktada stratejik düzeyde hataların olduğu görülmektedir. Bu yaklaşım Kerkük'ü kaderine teslim etmektir ve bilinçli bilinçsiz kaos yaratılma amaçlıdır.
17 Ekim 2007 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder